Armaş Vakfı’na gelenlerin mekanda dikkatlerini çeken bir eserden söz etmek istiyorum bu sayıda…
Duvardaki büyük yağlıboya tablo.
Mısır çöllerinde bir sucu ile bir mısır satıcısının ürün değiş tokuşunu anlatır bu yağlıboya eser.
Çocukluğumu geçirdiğim evin salonunda asılı olan bu tabloyu dedem 1948 yıllarında satın almış. Ressamının bilinmediği, hakkında herhangi bir bilgiye sahip olunmayan bu tabloyu dedem neden almıştır diye hep düşünürdüm.
Çölde iki yoksul birbirine destek olacak bir değiş tokuş içinde, ne güzel…
Sanatçı kimdi, bunu neden ve nerede resmetmiştir sorusu ilerleyen yaşlarımda, sanatla daha yakın olmaya başladığım çağlarda aklımı kurcaladı durdu. Hala da bir cevabım yok.
İmza olarak A ve M harflerinin olması bana acaba Albert Mille mi sorusunu sordurmuştu ama daha sonra sanatçının imzalarının hep tüm ismini kapsadığını görünce bu tezimden vaz geçmiştim.
Ayrıca Albert Mille daha ziyade İstanbul tabloları yapmıştı, Mısır’la ne işi olabilirdi ki?
Velhasıl kimin neden yaptığını bilmediğim ama çok sevdiğim bir tablodur bu sucu ve mısırcının görüntüsü.
Ve de paranın olmadığı bir alışverişin resmedildiği, yoksulluğun ve yoksunluğun temsil edildiği bu eserin Vakıf binamızda yer almasını da önemsiyorum.
Düşünmek, sorgulamak ve hepsinden önemlisi dedemin ruhunu mutlu etmek umuduyla onun Vakfımızın baş köşesinde durması beni çok mutlu ediyor.
Dilerim katılımcılarımız da benzer duygular paylaşıyorlardır…
Sibel Asna Özesmi
Armaş Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı


Yorum bırakın